
Dulda
Rüzgârın esmediği, güneşin olmadığı, korunaklı yer.
Afşin ağzında “dulda”, rüzgârın ulaşmadığı, sakin, korunaklı bölgeyi ifade eder. Dağın, evin veya duvarın rüzgâr almayan tarafı için kullanılır. Kışın soğuktan korunmak, yazınsa gölgede serinlemek için insanlar ve hayvanlar “dulda”ya geçer. Kelime hem doğrudan hem mecazî anlamda “sığınak, güvenli yer” manasını taşır.
Birinin “duldaya çekilmesi”, sadece fiziksel değil, ruhsal bir sığınışı da ifade eder.
Yöre halkı “herkesin bir duldası olmalı” der; bu hem doğadan hem insandan alınan bir derstir.
“Duldaya geç, rüzgâr keskin esiyor.”
“Koyunları duldaya sürdüm, üşümesinler.”
“Adam dulda yerde beklemiş, yağmurdan ıslanmamış.”





Leave A Comment