LEVE PALESTİNA
Bir Şarkı, Bir Direniş, Bir Hikâye

Muhammed Kurtcephe’nin kaleme aldığı Leve Palestina, Filistinli Hristiyan müzisyen George Totari’nin gerçek yaşam öyküsünü merkezine alarak, müziğin nasıl bir direniş aracına dönüştüğünü anlatıyor.

Totari, 1946’da Nasıra’da doğdu, İsrail işgaline tanıklık etti ve 1967 Savaşı sonrası yurdundan koparıldı. İsveç’e göç ettikten sonra sessizliğe karşı müziğiyle konuştu. Müziği onun için yalnızca sanat değil, varoluştu.

1972’de kurduğu KOFIA grubu, farklı kimliklerden sanatçıların bir araya geldiği kolektif bir direniş sesi oldu. En bilinen eseri “Leve Palestina”, sadece bir şarkı değil, bir halkın ezgilerle yazılmış tarihiydi.

Kurtcephe, romanında müziği yalnızca bir tema değil, anlatının kalbi olarak kullanıyor. Totari’nin hayatını, direnişini ve evrensel dayanışma çağrısını güçlü bir edebi dille sunuyor.

“Biz yenilmedik, sadece şarkıya dönüştük.” — George Totari

👉 Leve Palestina

TAŞLARI AĞLAYAN ŞEHİR: KUDÜS

Bir Şehir, Bir Direniş, Bir Hikâye

Kudüs… Sadece bir şehir değil; inancın, direnişin ve insanlık tarihinin kalbinde duran kutsal bir emanet. Muhammed Kurtcephe, bu kitapta Kudüs’ün acısını, umudunu ve güzelliğini edebiyatın diliyle aktarıyor.

Taşları Ağlayan Şehir: Kudüs, kuru tarih anlatımlarının ötesinde; yaşayan anılar ve yüreğe dokunan hikâyeler sunuyor. Okuyucuyu Kudüs’ün sokaklarına, dualarına, direnişine tanık olmaya davet ediyor.

Merkezde, Hanzala adında sembolik bir çocuk var. Onun gözlerinden Kudüs’e bakmak; yıkıntılar arasında dua eden anneleri, özgürlük için taş atan çocukları ve Mescid-i Aksa’dan yükselen sesleri hissetmek demek.

Abdülhamid Han’ın direnişi, Gazze’deki çocukların cesareti, Davos’ta yankılanan “One Minute!” çıkışı… Tüm bu anlar, kitabın ruhunu oluşturan gerçek tanıklıklar.

Bu eser yalnızca tarihseverlere değil, vicdanı olan herkese sesleniyor. Kudüs burada bir şehir değil, direnen bir canlı gibi anlatılıyor. Her sayfa bir çağrı, her cümle bir dua gibi…

Sonunda ise şu sessiz ama güçlü soruyla karşılaşıyoruz:
“Kudüs seni bekliyor, sen neredesin?”

Bu kitap, sadece bir tarih değil; unutulmaz bir tanıklıktır. Kudüs’ü hissetmek isteyen herkes için güçlü bir başlangıç.

👉 Taşları Ağlayan şehir: KUDÜS

İnsanlık tarihi çağları aşan isimlerle doludur. Bunlardan öyleleri vardır ki yaşadığı dönemlerde insanların gönüllerinde taht kurarlar, mazlumların umudu olur, beklenen olurlar. İşte onlardan biri Ebu Ubeyde.

Filistinli bir mücahit, Gazzeli bir direnişçi… Dedelerinin, babalarının katillerine ve vatanını işgal edenlere karşı mücadele eden binlerce yiğitlerden biri.

Künyesi Ebu Ubeyde, adı bilinmiyor. Tüm dünya O’nu Siyonist Soykırımcı İsrail’e karşı yiğitçe konuşmalarından tanıyor. Özellikle Aksa Tufanı savaşının başlamasından sonra cesur çıkışları ile mazlumların gönüllerini serinletti. Gazze’deki soykırımı ve savaşın gidişatını dünya kamuoyuna duyurdu.

Bu kitabın içeriği Şehit İzzeddin el-Kassam Tugay’ı sözcüsü Ebu Ubeyde’nin konuşmalarından alınmıştır.

21. yüzyılda, insanlığın yanı başında, şuracıkta, Gazze’de bir soykırım var. Görüp de bir şey yapamamak, sesimizi duyuramamak içimizi sızlatsa da elimizdeki taşı katil terör devleti İsrail’e atacağız. Herkes bir taş atmalı, elinden geldiği kadarı ile, imkânı ölçüsünde, becerisi oranında. Bizimde elimizdeki taş kalemimiz. Kalemimiz tahtadan da olsa fırlattık zalime, hedefini er geç bulacak inşaallah.

Elimizdeki taşı attığımız gibi her taşın altında Siyonistleri arayacak, bulduğumuzda da Gazze’nin intikamını alacağız!

Gazzeli çocukların çığlığı arşı titretiyor ama Amerikası Avrupası duymuyor.

Soykırıma sessizlik insanlığın vicdanını kanatıyor…

Bu kitabın içeriği Gazze’de soykırıma maruz kalan çocuk, kadın ve sağlık görevlilerinin görüntülerinden alınmıştır. Tüm görüntüleri karekodu okutarak veya bağlantılara tıklayarak izleyebilirsiniz.

Elektronik kitap olarak yayınladığımız bu eserin tüm hakları serbesttir, zira bizden bir şey yoktur, İçerik Gazze’nin mazlumlarındır.

Hac, her müminin arzu ettiği, gönüllerin huzur bulduğu bir ibadet. 

Hac yolu, kutsal bir yol.

Bu kutsal yolun kutsal yolcusuna bir rehber olsun düşüncesi ile bu eser kaleme alındı.

Bir rehber niteliğinde hazırlanan bu eserde hac yolcusunun ilk hazırlıklarından seyahate çıkması, Mekke’ye varıp hac ibadetini yapması, Medine’ye ulaşıp Efendimizi ziyaretine kadar olan zaman dilimini bereketli olarak geçirebilmesi için adım adım tecrübelerimizi okuyucu ile paylaşmaya çalıştık.

Ötelerden haber geldi, sefer emri geldi. Sevindi yürekler, coştu gönüller.

Sevinç haberi dalga dalga yayıldı şehrin sokaklarında.

Haber gönderdiler dört bir yana, hazırlanın Onunla yolculuk var diye.

Haberi alan hazırlandı kutsal yola.

Özlemle beklediler kutsal yolun kutsal yolcusu ile yola çıkmayı.

Gün geldi çıkıldı yola, varıldı beyte. Yüz sürüldü eşiğine, taşına…

Vadiye varıldı, toplandı insanlık, kimileri ilk kez gördü Onu.

Söz oldu, sohbet oldu, çağları aşan cümleler gönüllere yazıldı.

Kıyam edildi, yol yüründü, taş atıldı…

Beytin taşına yüz sürüldü etrafında pervane olundu.

Veda vakti geldi çattı.

Sayılı gün bitti kardeşlerin yurduna gerisin geri dönüldü.

Hac ve umre yolculuğuna ilk defa çıkacak kimselerin göğsünde sıksan ölecek, bıraksan uçacak gibi küçük bir kuş çırpınır. Kişinin, kutsal mekânı ziyarete çıkacağının haberini aldığı andan itibaren göğsünde çırpınmakta olan kuş, sahibinin onu sakinleştirmek için verdiği tüm çabaya rağmen çırpınışını sürdürür. Merak ve heyecan hat safhaya ulaşır. Bu merakı gidermek heyecanı biraz olsun zapt edebilmek için gidip gelenlere ‘Oralar nasıldır, nerede nasıl ibadet edilir?’ gibi sorular sorar.  Sorularına istediği zaman cevap bulamama riski sebebiyle, kitaplara başvurur. Kitaplar, sorduğunuz her soruya ‘şimdi vakti mi, senin bu sorularından usandım’ diye cevap vermez ve kaşlarını da çatmaz. Dolayısıyla günün yirmi dört saati, en iyi bilgi kaynağı kitaptır.

Büyük yıldızlar kaymıyor.

Büyükler sadece sönüyor, yok oluyorlar!

Yıldızlar gökyüzünde bir bir yerlerini alıyorlar.

Ve film başlıyor…

Bizi yoktan var eden, eşref-i mahlûk olarak yaratan âlemlerin Rabb’ı Allah’a
hamdolsun. Âlemlere rahmet olarak gönderilen, Mevla’mıza kulluğu bize öğreten
Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya salât ve selam olsun.
İlk umre ziyaretimde Mekke ve Medine konusunda bir rehber eserin eksikliğini
hissettim. Hac ibadetim sırasında tuttuğum günlüğümü bir kitap
şekline getirmeye karar verdiğimde Mekke ve Medine rehberi bölümünü
de ekleyerek bu eksikliği gidermeye çalıştım. Ve “Hac Günlüğü” olarak
2010’da yayınlandı.
Dünyanın ilk yerleşim yeri olan Mekke ve Peygamberimizin hicret yurdu olan
Medine hakkında yazacak çok şeyin olması, bizi başlı başına bir rehber
eser olarak hazırlamaya sevk etti. Elinizdeki bu eser kendisinden önce
yapılan çalışmaların sadece görsel materyaller kullanılarak derlenmiş halidir.
İçeriği tamamen derleme ve hiçbir ilmi iddiası olmayan bir eserdir.

“Evladımıza dostlardan nasihatler”

Hamdolsun evlat verene, evlat ile imtihan ettiren Allah’a… Salat olsun evlat yetiştirmede rehberimiz olan Resule…

Her ebeveyn gibi bizde evladımızı en güzel şekilde yetiştirebilmek için bir yola çıktık. Bu yol, yalnız yürünmeyen meşakkatli bir yol. Bunun için her daim dostlarımızın desteğine ihtiyacımız var. Her insanın evlat yetiştirmede ayrı bir hayat tecrübesi var, bu tecrübelerden istifade etmek için farklı bir sünnet düğün davetiyesi hazırladık.

Her mü’min için lehinde ve aleyhinde olan şeyleri bilmesi farz-ı ayndir. Namaz kılan, oruç tutan bir Müslüman bu ibadetlerin rükünlerini bilmek zorundadır, bilmeden ibadet olmaz. Bireysel ibadetlerimizi “ilmihal” dediğimiz kitaplardan öğreniriz. Elinizdeki bu eserde bir nebze bir ilmihal, yani halinizin ilmi, komşu ilmihalidir.
Hayatımızın her aşaması Allah rızası için olduğu müddetçe ibadettir. İbadet öncelikle niyet, sonrada bilgi ile yapılır. Niyetimiz Allah’ın rızasını kazanmak ise yaptığımız her iş ibadet olur. İşlerimizi Kur’an ve Sünnet bilgisine göre yaptı-ğımız da ise doğru yapmış, Allah’ın rızasına uygun hareket etmiş oluruz.

Mekke ve Medine fotoğraflarından oluşan eserimiz eski ve yeniyi bir araya getirerek sizleri hicaza yolculuğa çıkarıyor. 3500 adet fotoğrafın şuan 240 adedini beğenize sunuyoruz, diğerleri inşaallah yeni sürümlerde eklenecek.

Mekke Medine Fotoğrafları her ay hicaz bölgesinden yeni fotoğraflarla yayınlanacak.