Leve Palestina
Kofia Grubun Kurucusu “Leve Palestina” Şarkısının Söz Yazarı George Totari’nin Hikayesiyle Filistin
“Bir şarkı, bir halkın hafızasını taşıyabilir mi?”
Muhammed Kurtcephe’nin kaleminden çıkan Leve Palestina, bu sorunun yankısını tarih boyunca taşır. Roman, Filistinli Hristiyan sanatçı George Totari’nin hayatını merkezine alarak, müziğin bir direniş biçimine dönüşmesini anlatır. Bir halkın kimliğini, sürgününü ve umudunu, notalarla yeniden kurar.
Bir Hayat: Nasıra’dan İsveç’e Uzanan Yol
George Totari, 1946’da Filistin’in Nasıra kentinde doğdu. Henüz çocuk yaşta, İsrail’in kuruluşuyla gelen işgalin acılarına tanık oldu. 1967’deki Altı Gün Savaşı, onun hayatındaki dönüm noktasıydı. Bu savaş, yalnızca bir coğrafyanın değil, bir kimliğin de parçalanışıydı. Totari, tıpkı milyonlarca Filistinli gibi, yurdundan koparıldı.
İsveç’e göç ettiğinde henüz yirmili yaşlarındaydı. Yeni ülkesinde kimse Filistin’i bilmiyordu; insanlar “Böyle bir yer yok.” diyordu. Totari, o sessizliğe karşı müziğiyle konuşmaya karar verdi. Çünkü onun için müzik, yalnızca bir sanat değil, varoluşun sesiydi.
KOFIA: Müziğin Direnişe Dönüştüğü Kolektif
1972’de Göteborg’da KOFIA adlı bir müzik grubu kurdu. Grubun adı, Arap dünyasında direnişin sembolü olan kefiyeden geliyordu. KOFIA, kısa sürede İsveç’teki işçi mahallelerinden Filistin kamplarına kadar yankılanan bir dayanışma sesine dönüştü.
Grup üyeleri arasında Filistinli mülteciler, İsveçli sol müzisyenler, hatta Yahudi kökenli sanatçılar bile vardı. Hepsinin ortak noktası adalete inançtı. Birlikte söyledikleri her şarkı, coğrafyaları aşan bir özgürlük çağrısıydı.
Totari’nin yazdığı ve seslendirdiği eserler –özellikle Leve Palestina, Nasaret, Düşmüş Savaşçı ve Vatanım Filistin– yalnızca melodiler değil, tarihin yankılarıydı. Bu şarkılar, zulmün gölgesinde bile yeşeren umudun notalarıydı.
Leve Palestina: Bir Şarkıdan Çok Daha Fazlası
1978’de yayımlanan Mitt Hemlands Jord (Memleketimin Toprağı) albümünün son şarkısı olan Leve Palestina (“Yaşasın Filistin”), yalnızca bir marş değil, bir manifestoydu.
Bu eser, tarlada buğday biçen bir köylünün, sınırda nöbet tutan bir gencin, zeytin toplayan bir annenin sesiyle birleşti. Her dizesi, işgalin gölgesinde bile dimdik duran bir halkın hikâyesini anlattı.
“Biz yenilmedik, sadece şarkıya dönüştük.”
— George Totari
Romanın sayfalarında bu söz, bir vasiyet gibi yankılanıyor.
Romanın Yapısı ve Dili
Kurtcephe’nin romanı, klasik biyografi kalıplarının ötesine geçiyor. Eser, Totari’nin hayat hikâyesini, tarihsel olaylarla iç içe örülmüş edebî bir kurgu üzerinden aktarıyor.
Yazar, Totari’nin sesini hem tarihsel hem insani bir tonda yansıtıyor. Müziğin kelimelere dönüştüğü, kelimelerin ezgiye karıştığı bir dil kuruyor.
Müziğin Ötesinde Bir Tanıklık
George Totari, KOFIA grubuyla birlikte sadece Filistin’in değil, tüm ezilen halkların sesi oldu. 1970’ler boyunca İsveç’te Vietnam, İran, Güney Afrika dayanışma konserlerinde sahne aldı. Her şarkı, başka bir halkın hikâyesine dokundu.
Onun müziği; devrimci bir çağrının, barış arzusunun ve insan onuruna duyulan inancın birleşimiydi.
Roman, bu sesi sayfalara taşırken, aynı zamanda şu soruyu sorduruyor:
“Bir halkın acısı, bir melodinin hafızasında sonsuza dek yaşayabilir mi?”
Yazarın Kaleminden
Muhammed Kurtcephe, Leve Palestina’da yalnız bir sanatçının değil, bir halkın hikâyesini yazıyor. Totari’nin gözünden bakarken, okuyucuya şu mesajı veriyor:
“Her şarkı bir dua, her nota bir tanıklık, her konser bir direniştir.”
Kurtcephe, roman boyunca müziği yalnız bir fon değil, anlatının omurgası hâline getiriyor. Filistin’in dağlarını, zeytin ağaçlarını, sürgün yollarını Totari’nin sesinde yeniden kuruyor. Roman, tarihsel bir belge kadar, edebî bir vicdan kaydıdır.
Kitap Bilgileri
- Yazar: Muhammed Kurtcephe
- Tür: Biyografik Roman
- Konu: George Totari’nin hayatı, KOFIA grubunun doğuşu ve Filistin direnişinin müzikle anlatımı
- Yayıncı: Çınaraltı Yayınları
- Sayfa Sayısı: 184
- ISBN: 978-625-5825-31-5
Son Söz
Leve Palestina yalnızca bir roman değil, bir halkın şarkısıdır.
Bir milletin susturulamayan sesi, müziğin evrensel diliyle yeniden yankılanıyor.
Gökyüzü altında hâlâ aynı ezgi çalıyor:
“Leve Palestina!” — Yaşasın Filistin!”
